Lale Gazetesi

Vali İlhami Aktaş'ın ardından...

Vali İlhami Aktaş, kentte en uzun süre görev yapan "mülki amir" sıfatını geride bırakarak Nevşehir'e veda etti.                       

Kronolojik olarak bakıldığında, 1954 yılından günümüze Nevşehir'de 41 Vali görev yapmış. Şeref Tolugüç, dört ay ile en kısa,  İlhami Aktaş, ise dört yıl ile Nevşehir'de en uzun süreli görev yapan Vali olarak kayıtlara geçti.                                   

Bilindiği üzere; Valilik makamı devletin "istisnai" görevlerindendir. Valiler, görev yaptıkları illerde kamu düzenini sağlayan ve denetleyen en yetkili idare amirleridir.                    

Valiler, parlementer sistemle yönetilen ülkelerde İçişleri Bakanı'nın önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile atanırken, bugün ülkemizde uygulanmakta olan sistemle Cumhurbaşkanı tarafından atanan, geniş yetkilerle donatılmış “mülki amir”lerdir.           

Nevşehir'de dört yıl görev yapmış, kentin geleceği ile ilgili önemli kararlara imza atmış bir yönetici için bir-kaç kelam etmemek olmazdı.                                           

Vali İlhami Aktaş, bürokrasi de kariyer basamaklarını ikişer-üçer çıkarak, Vali ünvanı elde etmiş nadir yöneticilerimizden birisi...               

2016 yılında dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın referansı ile Nevşehir'e Vali olarak atanması kamuoyunun bildiği bir gerçek... Hemşehri dayanışması, okul aidiyeti ve ideolojik bakış açısı Aktaş'n kariyerinde hızla yükselmesinin önemli kriterleri...                             

Vali İlhami Aktaş, Efkan Ala gibi Erzurum Oltulu, ikisi de İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu... Siyasi frekansları aynı olan, ortak noktaları ile ön plana çıkmış iki “kanka...”                           

Bürokrasi de liyakat, dürüstlük ve çalışkanlık gibi temel değerlerin ikinci planda kaldığı bir dönemde ; İlhami Aktaş'ın kendinden  kıdemli mevkidaşları sırada görev beklerken bu görevlere yükselmiş olması tesadüf olamaz.                               

İsterseniz Vali İlhami Aktaş'ın Nevşehir'de görev yaptığı dört yıla biraz ayna tutalım :                  

Tevazu, halkın meseleleri ile hemhal olma, STK'lar ile uyumlu çalışma Sayın Aktaş'ın artıları... Bu özellikleri ile Nevşehir halkı üzerinde olumlu izler bıraktığını söyleyebiliriz.

Vali Aktaş, iktidar milletvekilleri ve belediye başkanları ile uyumlu bir çalışma gösterdi. Toplumsal muhalefet ile karşılaşmadı. Basın tarafından hep övüldü. Rütun'un dışına hiç çıkmadı. Nevşehir'de rahat bir çalışma ortamı geçirdi.                   

Gelelim eksilerine :                          

Demokrasinin olmazsa olmazı muhalefet partileri ile sağlıklı bir ilişki kuramadı. Konjoktür'ünde etkisi ile onları pek önemsemedi. Bu partilerin randevu taleplerini uzun süre bekletti. CHP'nin Cumhuriyet yürüyüşüne önce izin vermedi, ardından toplumdan yükselen tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kaldı. Demokrat bir tavır ortaya koyamadı.

Vali İlhami Aktaş, belki de iktidara hoş görünme adına Nevşehir'de 65 yıldır süregelen bir teamülü değiştirerek, Recep Tayyip Erdoğan'ın resmini makamına astı. Günümüz bürokrasisinde iktidara yakın olmanın sembolü haline gelen bıyık-sakal bırakma modasına o da uydu.                                           

Velhasıl-ı kelam; devletin valisi gibi değil, çoğu zaman iktidar valisi gibi hareket etti.                         

Vali İlhami Aktaş'a Çanakkale'de yeni görevinde başarılar dilerken, yazımı iki ayrı Vali anektodu ile noktalıyorum.

Yıl: 1988... ANAP’ın iktidar yılları...

Özdemir Hanoğlu, Nevşehir’e Vali olarak atanır. Devlet Bakanı Akın Gönen’in Nevşehir ziyaretine denk gelen bir günde başlar görevine… Kültür Merkezi hınca-hınç doludur... Protokol konuşmaları yapılır…

Van’dan Nevşehir’e atanan ve tecrübeli bir vali olan Özdemir Hanoğlu, konuşmasında, “Bir numaralı Nevşehirli olacağım” diyerek hem rütunun dışına çıkar, hem de törene damgasını vurur…

Özdemir Hanoğlu, kamuoyunda Süleyman Demirel'e yakınlığı ile bilinen birisidir.  Nevşehir’den Mersin Valiliğine atanır, ardından Yıldırm Akbulut’a karşı rakip partiden Erzincan’dan milletvekili adayı olmuştur.

Yıl: 1990… ANAP iktidar da… Yer: Dedeman Oteli…

Seçim çalışmaları için dönemin Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler Nevşehir’e gelir…

1989 yerel seçimlerinde Türkiye genelinde ağır bir yenilgi alan ANAP bu ara seçime asılmaktadır.

Nevşehir’de ANAP ile DYP arasında kıyasıya bir seçim yarışı vardır…

Yalçın Demir, ANAP, Seyit Mehmet Akbay ise; DYP’nin adayıdır. Protokol masasında Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Milletvekili Ali Babaoğlu, Vali Aykut Ozan, İl Başkanı Abdülkadir Baş ile diğer yöneticiler oturmaktadır.

Sohbetin konusu tabiî ki siyaset…

ANAP İl Başkanı Abdülkadir Baş, nabız yoklama adına Vali Aykut Ozan’a dönerek; “Sayın Valim, sizin tahmininiz nedir? Kimi şanslı görüyorsunuz?” der.

Vali Aykut Ozan, lafı hiç eğmeden bükmeden içinden geldiği gibi bir cevap verir. “Burada DYP şanslı, kazanır” diyerek son noktayı koyar…

Vali Aykut Ozan, liberal dünya görüşüne sahip bir bürokrattı. Nevşehir’den terfien Afyonkarahisar Valiliğine atanmıştı…

Bu iki önemli olaya yakın tanıklık etmiş bir gazeteci olarak diyorum ki:

Devletin valisi olmak gerekmez mi?

 

 



Yorum Yap