Lale Gazetesi

MESLEĞİNİ SEVEREK YAPMAK

Mithatpaşa Caddesi üzerinde iki komşu eczane bulunur. Bu eczanelerden birinde ihsan bey, diğerinde ise hemsşerim ve adaşım Atilla bey iş yaparlar.

Ben genellikle hemşerim Atilla Bey ve eşinin çalıştığı Sağlık Eczanesine uğrarım. Bana eczanede kalfa Zeki Bey yakınlık gösterdiği için daha çok Sağlık Eczanesine uğrarım. Bir sabah Zeki Bey’in henüz eczaneyi açmadığı bir zamanda İhsan Beye uğradım. Bana çay ikram etti. Niçin komşusunun yanında işyeri açtığını sorup sohbet ettik. Komşu eczane henüz açmadığına göre inşallah bir sorunu yoktur dedim. İhsan Bey’in iş yerinde sürekli duran ender eczacı olduğunu belirterek, İhsan beyin her zaman işinin başında olduğunu takdir ettiğimi söyledim. Günümüzde eczanelerin çoğunun kalfalarca yönetildiğini sözlerime ekledim. İhsan beyin işini sevdiğini ve severek yaptığını söyleyip bu şekilde işini severek çalışan eczacıların az olmadığını belirtti.

Bunlara örnek olarak, Eski Ankara’da Koyun Pazarında eczacılık yapan Derman Eczanesi sahibi Niyazi Dermancı’yı gösterdi. Niyazi Dermancı Tıbbiye’de öğrenim yaparken Tıbbiyenin 4. sınıfından ayrılıp, Eczacılık öğrenimine başlamıştı. 92 yaşına gelmesine rağmen işini severek yapıyordu. Derman Eczanesine komşu olan antikacı arkadaşım Yılmaz Bey, Niyazi Bey’in babasının, kardeşinin ve çocuklarının da eczacı olduklarını telefonda anlattı. 60 yıl önce Hisar’daki evimizde otururken tanıdığım Niyazi Amcanın hala görevine canla başla devam etmesine saygı duydum. Severek yapılan işin insanı genç ve zinde tuttuğuna tanık oldum.

Mesleğini severek yapan insanlara bir başka örnek olarak Prof. Dr. Bozkurt Güvenç’i tanırım. Eski Dostlar Gurubundan yakından tanıdığım Sayın Güvenç önce İ.T.Ü’de Mimarlık öğrenimi görüp, daha sonra sevdiği Sosyal Antropoloji alanında öğrenim yaparak akademik kariyer edinerek bu alanda Profesör ünvanına sahip olmuştur.

Derman Eczanesinin sahibi Niyazi Bey ve Prof. Dr. Bozkurt Güvenç dışında, insanların severek iş yapan, mutlu ve başarılı olanlara daha pek çok örnek gösterilebilir. Sevmeden yapılan işlerden kişi fayda değil zarar gördüğü bir gerçektir. Sevmeden yapılan işler sonucunda çalışanın mutlu olmayacağı kesindir. Bu nedenle, sevdiğimiz işlerde çalışalım ve işimizi severek yapalım. Bu şekilde çalışırsak hem mutlu olur hem de başarılarımızla hizmet verdiğimiz insanları mutlu ederiz.

Aksi halde, Nevşehirli hemşerilerimizin söylediği gibi “istemeyerek sürüye katılan köpeğin, uluyarak kurtları başa bela eder” atasözünü akıldan çıkarmamak gerekir.



Yorum Yap