Lale Gazetesi
Karşılaştırmalı bir Rasim Arı analizi…

Karşılaştırmalı bir Rasim Arı analizi…

Bu yazıyı daha anlamlı olsun diye 31 Mart’ın yıl dönümünde yazmayı düşünmüştüm.

Ne var ki “Covid-19” salgını buna mani oldu, önceliklerimiz değişti.

Velhasıl, yazmak bugüne nasip oldu. 

Rasim Arı ile bugüne kadar bir araya gelmişliğim hiç olmadı. Siyasi görüşlerimizin de pek paralellik arz ettiği söylenemez.

“Objektif” bir bakış açısı ile 1,5 yıllık icraatlarına ayna tutmak istedim.

Konu, dertleri ile dertlendiğim, iyilikleri ile gururlandığım “Nevşehir” olunca mesleğe yıllarını vermiş bir gazeteci olarak bu yazıyı yazmayı kendimde hak gördüm.

31 Mart yerel seçimleri öncesi Rasim Arı ile ilgili yazdığım bir yazı da kendisine şu sıfatları yakıştırmıştım.

Heyecanlı… Hiperaktif… Polemikçi…

Bugün geldiğimiz bu nokta da iki özelliğine daha vurgu yapmak isterim.

Belagat… Çalışkanlık…

“Belagat” diyorum. Çünki, iyi bir “Hatip”… 

Kitleler önünde etkileyici ve akıcı konuşuyor. 

“Çalışkanlık” diyorum. Çünki; mesai arkadaşları onun temposuna yetişemiyor.

Mesai mefhumuna takılmadan gece-gündüz görevinin başında…

Rasim Arı, bugüne kadar yaptığı çalışmalar ile bizleri şaşırttı. 

Nevşehir’de tüm ezberleri bozdu.

Ne mi yaptı?

Başkanlık makamının kapılarının halka kapalı olduğu, “kibirli” bir yönetim anlayışını yerle yeksan etti.

Belediye Başkanı’nın halkın ayağına gittiği, onların dertleri ile yerinde “hemhal” olduğu “zihinsel” bir devrime imza attı.

Bu satırların yazarına göre, kenti üç dönem “illüzyon” ile yöneten selef’inin aksine, insanı esas alan, halkı hizmetin odağına oturtan Belediyecilik anlayışı ile Nevşehir’de bir “çığır” açtı.

“Nevşehir’i marka şehir yapacağım” mottosu ile bir “vizyon” ortaya koydu.

Halkın sağlığını önceleyen projeler ile işe koyuldu.

Selef’inin yıllarca yapamadığı çok önemli bir seçim vaadini yerine getirdi. Kanserojen madde içeren astbesli su borularını değiştirerek Nevşehir halkını sağlıklı içme suyuna kavuşturdu. 

Şirket yönetimini andıran bir belediye fotoğrafını değiştirerek “şeffaf” ve “dürüst” bir kamu yönetimi anlayışını hakim kıldı.

Selef’inden 85 milyon lira borçla devraldığı Belediye borçlarını 1,5 yıl gibi kısa bir sürede 53 milyon liraya düşürmeyi başardı.

Selef’inin görev yaptığı dönemlerde yolsuzluk iddiaları ayyuka çıktı.

Mülkiye ve Sayıştay Müfettişleri teftişlerinde yolsuzluk ve usülsüzlükler tespit etti.

Ne ihale yasasına ne de Belediye kanununa uyulmadığı rapor edildi.

En vahimi de Nevşehir Belediyesi’nin keyfi uygulamalar sonucu bir kamu kuruluşu niteliğini kaybettiği kanaati oluştu.

O ne yaptı?

Devletin kasası ile kendi kesesini bir birine karıştıran çarpık yönetim anlayışına son verdi.

Şaibeli bir kurumu saygın ve itibarlı bir kurum haline getirdi.

Selef’inin “istihdam deposu” haline getirdiği “hantal” bir kurumu nitelikli daha az sayıda personel ile daha fazla iş yapabilen “rantabıl” bir kuruma dönüştürdü.

“Popilist” yaklaşımlara pirim vermedi. Mensubu olduğu siyasi partiden ve bazı hatırlı kişilerden gelen işe alım taleplerini ihtiyaç olmadığı için hep geri çevirdi. Rasyonaliteden yana tavır aldı. Bu konuda hiç ödün vermedi.

Selef’i kentin tarihi dokusunu yok ederken, o Nevşehir’in kadim tarihine sahip çıktı.

Kale ve çevresini ihya ederek turizme kazandırdı.

Kaderine terk edilen “Meryem Ana” ve “Çanlı Kilise”nin restorasyonu için önemli bir adım attı.

Selef’inin betona ve ranta kurban ettiği kenti yeniden yeşille buluşturarak, kente nefes aldıracak park ve bahçeleri yeniledi ve halkın hizmetine açtı.

Göre Boğazı “vizyon projesi” Nevşehir kamuoyunda büyük heyecan yarattı.

Kentin tüm cadde ve sokaklarını sıcak asfalt ile buluşturarak ulaşım hamlesi başlattı.

Selef’i döneminde müteahhitlik yapan bürokratları pasifize etti. Bazılarını da Belediye’den uzaklaştırdı.

İmar Müdürlüğünde “gizemli” ve “girift” ilişkiler ağına son verdi. İmar rantlarını sonlandırdı.

Selef’i döneminde “kangren” olan kent içi trafiğe “neşter” attı.

“Karasoku Kentsel Dönüşüm Projesi” ile kente ikinci bir ana arter bulvar kazandırma yolunda önemli bir adım attı.

Selef’inin kibirli bir bakış açısı ile vatandaşlarla arasına koyduğu barikatları o tek tek kaldırdı. “Ben herkesin Belediye Başkanıyım” diyerek kapısını ve gönlünü halka açtı.

Nevşehir halkının yıllardır hasret kaldığı sosyal ve kültürel etkinliklere ağırlık verdi. Pandemi döneminde arabada konser ve sinema’yı Türkiye’ye o tanıştırdı.

İnsanları ötekileştirmeden, parti ayrımı yapmadan da hizmet edilebileceği gerçeğini her kesime gösterdi. 

Velhasıl-ı Kelam, Rasim Arı uyguladığı akılcı politikalar ile kentte yaşayan her kesimden insanı kucaklamayı başardı.

Merhum Seyit Bilge’den günümüze  kadar Nevşehir’de görev yapmış Belediye Başkanlarını yakından tanımış, çalışmalarını gözlemlemiş  bir gazeteci olarak, “Rasim Arı’ya 1,5 yıllık icraatlarının karşılığı karne notu olarak kaç verirsiniz?” diye sorulursa: 

Ben “dokuz” veririm.



Yorum Yap